June 2026 · Academic

A Letter to Students Worried About 'What Comes Next'?

These are personal reflections, not institutional statements. The views here are mine alone and do not represent any organization I am affiliated with.

Some days, office hours are exhausting. I sit across students who simply don't want to put in the work; they want the grade, they want the shortcut, and they want me to make it easy for them. Other days, a student comes in who studied for a week straight, barely slept, and still failed the exam. They sit there in silence, looking at a piece of paper, trying to figure out what went wrong. Then there are the ones who barely speak the language, struggling through every single slide, or the ones carrying personal problems so heavy that keeping up with a syllabus is the last thing on their mind. And, of course, the ones who are just terrified, asking me if they'll ever find a job or if they're ruining their lives by making the wrong choice today.

When I look at them, I don't see textbook cases. I see pieces of my own past.

When I arrived in Istanbul in 2012 as a fresh graduate from Egypt, I was scared too. I knew what it felt like to be in a place where you don't fully belong yet, where the language is a barrier, and where the future feels completely out of your control. I remember the sheer weight of wanting to build a life and not knowing if I was doing it right.

So when a student asks for a shortcut, I try to understand the fear behind the laziness. When a student fails despite trying, I try to remind them that a test score is just a snapshot of one bad day, not a verdict on their intelligence. And when someone is struggling just to understand the language of the lecture, I try to give them the patience I once needed myself.

The truth is, university isn't a factory. You don't walk in as a blank slate and walk out four years later with a perfect life map. Most of the time, it's messy. You will fail some things. You will waste time. You will feel lost. You might change your major, faculty, or even your country. That's ok, Let it be..

My job isn't to give my students a smooth, guaranteed road. I don't have one myself! My job is simply to show up, be fair, push them when they need it, and remind them that not having everything figured out at twenty one is not a crime. It's just being human.

"Sırada Ne Var?" Diye Endişelenen Öğrencilere Bir Mektup

Bazen ofis saatleri gerçekten yorucu oluyor. Masamın karşısına oturup çaba göstermek istemeyen öğrencilerle karşılaşıyorum; sadece notu istiyorlar, kestirme bir yol arıyorlar ve işlerini kolaylaştırmamı bekliyorlar. Başka bir günse, bir hafta boyunca durmadan çalışmış, neredeyse hiç uyumamış ama yine de sınavdan kalmış bir öğrenci geliyor. Bir kâğıt parçasına bakarak, neyin yanlış gittiğini anlamaya çalışırken orada öylece sessizce oturuyorlar. Sonra dersin dilini zar zor konuşan, her bir slaytta çabalayanlar ya da sırtında o kadar ağır kişisel yükler taşıyanlar var ki ders müfredatını takip etmek akıllarına gelen en son şey oluyor. Ve elbette, geleceğe dair dehşete düşmüş olanlar... Bana bir gün iş bulup bulamayacaklarını ya da bugün yanlış bir seçim yaparak hayatlarını mahvedip mahvetmediklerini soruyorlar.

Onlara baktığımda, ders kitaplarındaki örnek vakaları görmüyorum. Kendi geçmişimden parçalar görüyorum.

2012 yılında Mısır'dan henüz yeni mezun olmuş genç bir insan olarak İstanbul'a geldiğimde ben de çok korkuyordum. Henüz tam olarak ait hissetmediğin bir yerde olmanın, dilin bir engel oluşturmasının ve geleceğin tamamen senin kontrolün dışında görünmesinin nasıl bir his olduğunu çok iyi biliyorum. Bir hayat kurmak istemenin ve bunu doğru yapıp yapmadığını bilememenin o ağır yükünü dün gibi hatırlıyorum.

Bu yüzden bir öğrenci kestirme bir yol istediğinde, o tembelliğin arkasındaki korkuyu anlamaya çalışıyorum. Bir öğrenci çabalamasına rağmen başarısız olduğunda, bir sınav notunun zekalarının bir kararı değil, sadece kötü geçen tek bir günün anlık görüntüsü olduğunu hatırlatmaya çalışıyorum. Ve biri sadece dersin dilini anlamakta bile zorlandığında, zamanında kendimin de ihtiyaç duyduğu o sabrı onlara göstermeye çalışıyorum.

Gerçek şu ki, üniversite bir fabrika değil. İçeri bomboş bir sayfa olarak girip, dört yıl sonra elinizde mükemmel bir hayat haritasıyla dışarı çıkmıyorsunuz. Çoğu zaman süreç oldukça karmaşıktır. Bazı şeylerde başarısız olacaksınız. Zaman kaybedeceksiniz. Kaybolmuş hissedeceksiniz. Bölümünüzü, fakültenizi, hatta ülkenizi değiştirebilirsiniz. Bu gayet normal, bırakın öyle olsun..

Benim işim öğrencilerime pürüzsüz, garantili bir yol sunmak değil. Öyle bir yol benim elimde de yok! Benim işim sadece oraya gitmek, adil olmak, ihtiyaç duyduklarında onları ittirmek ve yirmi bir yaşında her şeyi çözmüş olmamanın bir suç olmadığını onlara hatırlatmak. Bu sadece insan olmanın bir parçası.

رسالة إلى الطلاب القلقين بشأن "ما القادم؟"

في بعض الأيام، تكون الساعات المكتبية مرهقة للغاية. أجلس قبالة طلاب لا يرغبون ببساطة في بذل أي جهد؛ يريدون الدرجة فقط، ويبحثون عن طرق مختصرة، ويتوقعون مني أن أجعل الأمور سهلة بالنسبة لهم. وفي أيام أخرى، يأتي طالب درس لمدة أسبوع متواصل، وكاد لا ينام، ومع ذلك رسب في الامتحان. يجلس هناك في صمت، ينظر إلى ورقة أمامه، محاولاً فهم ما الذي حدث بشكل خاطئ. ثم هناك أولئك الذين يتحدثون لغة الدراسة بصعوبة بالغة، ويصارعون مع كل شريحة عرض، أو أولئك الذين يحملون أعباءً شخصية ثقيلة جداً لدرجة أن متابعة المنهج الدراسي هي آخر ما يشغل بالهم. وبالطبع، هناك المرعوبون من المستقبل... يسألونني عما إذا كانوا سيجدون وظيفة يوماً ما، أو ما إذا كانوا يدمرون حياتهم باتخاذ القرار الخاطئ اليوم.

عندما أنظر إليهم، لا أرى حالات دراسية في كتب تعليمية. بل أرى أجزاءً من ماضيّ الشخصي.

عندما وصلتُ إلى إسطنبول في عام 2012 كخريجة حديثة من مصر، كنتُ خائفة أيضاً. كنتُ أعرف جيداً كيف يكون الشعور بأن تكون في مكان لا تنتمي إليه بشكل كامل بعد، حيث تشكل اللغة عائقاً، وحيث يبدو المستقبل خارجاً تماماً عن سيطرتك. أتذكر الثقل الكبير لرغبتي في بناء حياة، دون أن أعرف ما إذا كنت أربنيها بشكل صحيح أم لا.

لذلك، عندما يطلب طالب طريقاً مهرباً أو مهادناً، أحاول أن أفهم الخوف القابع خلف ذلك التكاسل. وعندما يرسب طالب رغم كل محاولاته، أحاول تذكيره بأن درجة الامتحان ليست حكماً على ذكائه، بل هي مجرد لقطة سريعة لليوم السيئ الذي مر به. وعندما يصارع أحدهم لمجرد فهم لغة المحاضرة، أحاول أن أمنحه نفس الصبر الذي كنتُ أحتاجه أنا نفسي في يوم من الأيام.

الحقيقة هي أن الجامعة ليست مصنعاً. لا تدخلها كصفحة بيضاء لتخرج منها بعد أربع سنوات ومقود حياتك مرسوم بفيض من الكمال. في معظم الأحيان، تكون الرحلة مضطربة ومليئة بالفوضى. ستفشل في بعض الأشياء. ستضيع بعض الوقت. ستشعر بالتخبط والضياع. قد تغير تخصصك، أو كليتك، أو حتى بلدك بالكامل. لا بأس بذلك.. دع الأمور تأخذ مجراها..

إن وظيفتي ليست تقديم طريق ممهد ومضمون لطلابي. فأنا لا أملك طريقاً كهذا لنفسي! وظيفتي ببساطة هي أن أكون حاضرة، وأن أكون عادلة، وأن أدفعهم عندما يحتاجون إلى ذلك، وأن أذكرهم بأن عدم قدرتك على فهم كل شيء وتحديد بوصلتك وأنت في الحادية والعشرين من عمرك ليس جريمة. إنه فقط مجرد جزء من كونك إنساناً.

Keywords: teaching and mentorship advice for university students career anxiety after graduation Egypt to Istanbul move academic life abroad office hours